DOLAR 7,6322
EURO 8,9894
ALTIN 469,99
BIST 1.087
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Az Bulutlu
İstanbul
26°C
Az Bulutlu
Çar 27°C
Per 27°C
Cum 28°C
Cts 27°C

Bilim İnsanlarının yüzde 99u Ateist Mi?

Bilim İnsanlarının yüzde 99u Ateist Mi?
22.05.2020
266
A+
A-

     Bu iddia, din konusunda yapılan hemen her tartışmada, ateistlerin kullanmaktan çekinmediği bir silahtı ve işin garip tarafı, tartışmaya son noktayı koyan bir şeydi. Son gülen genelde ateistler oluyordu. Adeta Demokles’in kılıcı gibi dindarlara korku salan bu kılıcı tutan el, size şu mesajı veriyordu:

        “Nerdeyse bütün bilim adamları ateizmi savunuyor, siz kalkıp bize dinden, mitosdan bahsediyorsunuz. Anlayın artık, Tanrı öldü.”

        Yıllarca garip gureba, cahil sınıfı olan, tek suçu bir yaratıcıya inanmak olan bizlere bu şekilde aba altından sopa gösterildi ama gelin görün ki işler hiç de öyle değilmiş. Artık bir efsanenin daha tozlu raflara kaldırılmasının vakti geldi de geçiyor.

     Öncelikle şu, “Bilim insanlarının %99’u ateisttir.” delilsiz iddiasına açıklık getirelim. Evet,  bilim insanlarının neredeyse hepsinin ateist olduğu iddiası gerçekdışı bir iddiadır. 2009 yılındaki Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüleri Direktörü seçimlerinde Hristiyan birinin, Francis Collins’ in aday gösterilmesi ve de seçilmesi, bilim camiasında büyük bir tartışmaya neden olmuştu. İnançlı bir bilim adamının adaylığının tartışılması doğal olarak, bilim insanlarının dine bakış açısının da merak edilmesine sebep olmuştu. Geçmişten itibaren yakın zamana kadar yapılan anketler şu şekilde sonuç vermiştir:

     1914 yılında ABD’deki yaklaşık 1000 bilim adamı üzerinde yapılan ve psikolog James Leuba tarafından yürütülen ankete katılan bilim adamlarının %42’si kişisel bir Tanrıya inandığını belirtmekteydi.

     1996 yılında Gürcistan Üniversitesinde ders veren bilim tarihçisi Edward Larson, Leuba’nın anketinin yeniden oluşturdu ve aynı sayıda bilim insanına aynı soruları sordu. Sonuç şaşırtıcı şekilde benzerdi. Kişisel bir Tanrıya inandığını belirtenlerin oranı %40 iken, inanmayanların oranı ise %45’ti.

    

Dünyanın saygın araştırma şirketlerinden biri olan Pew Araştırma Merkezi ile Amerikan Bilim İlerleme Derneği (AAAS) ortaklığında, dünyanın bu en büyük genel bilim topluluğunun üyeleri üzerinde yapılan başka bir araştırma, bilim insanlarının dini inançları konusunda istatistiki bilgiler edinmemizi sağladı.

    Mayıs – Haziran 2009 döneminde yapılan bu araştırmanın sonuçlarına göre, Amerika’daki bilim insanlarının %48’i bir Tanrıya veya üstün güce inanmamakta iken, %33’ü bir Tanrıya inandığını, %18’i ise bir tür üstün güce veya evrensel ruha inandığını belirtmiştir. Bu durumda bir Tanrı veya üstün güce inananların oranı %51 olarak karşımıza çıkmaktadır.

   Pew’in araştırmasındaki bir diğer önemli sonuç ise, yaşlara oranla Tanrıya inanma yüzdesindeki farklılıktı. Buna göre,

65 yaş ve üzeri bilim insanları arasında Tanrı veya üstün bir güce inanma oranı %46, inanmama oranı %48 iken bu oran,

50-64 yaş aralığında %50’ye %44,

35-49 yaş aralığında %51’e %42 ve son olarak da

18-34 yaş aralığındaki bilim insanlarında bu oran %66’ya %32 gibi ezici bir çoğunlukla Tanrıya inananlar lehinde sonuçlar çıkmıştır.1

    Bu sonuçlardan, gelecek her nesilde Tanrıya inanma oranının arttığını ve Ateist bilim insanlarının devrinin giderek mazide kaldığını çıkartabiliriz.

    Bir başka araştırmada, Elaine Ecklund ve Christopher Scheitle, 21 seçkin ABD araştırma üniversitesinden fizik, kimya, biyoloji, sosyoloji, ekonomi, siyaset bilimi ve psikoloji disiplinlerindeki 2.198 öğretim üyesini sorguladılar. Araştırmaya göre farklı disiplinler arasında, Tanrı’nın varlığına inanmama, belirli bir uzmanlık alanı ile ilişkili değildi:

Akademisyenler tarafından Tanrı’ya inanmama oranları

Disiplin: Fizik %40.8, Kimya %26.6, Biyoloji %41.0, Toplam %37.6.

Sosyoloji %34.0, Ekonomi %31.7, Siyaset Bilimi %27.0, Psikoloji %33.0, Toplam %31.2.

olarak açıklanmıştır.2

       Bir de şu din ve bilim çelişir mi konusu var tabi. Bu konuda da yapılmış güzel bir çalışma var. Rice Üniversitesi, Sosyoloji Bölümünden Elaine Howard Ecklund ve ekibinin, ABD’deki 21 seçkin araştırma üniversitesindeki 275 doğal ve sosyal bilim insanıyla yaptıkları görüşmelerden aldıkları sonuca göre bu bilim insanlarının yalnızca %15’i din ve bilimi her zaman çatışma içinde gördüklerini belirtmiştir.3

       Görüldüğü üzere, bilim insanlarının %99’u ateisttir iddiasının hiçbir temeli yoktur. Fakat hâlâ birçok ateist site ve platformda bu iddia, insanları kandırmak için bir araç olarak kullanılmakta. Bu iddianın sahipleri zaten genelde bize kaynak göstermezler. Bazen de kendileri gibi insanları kandıran yabancı dillerdeki başka sitelerin bağlantılarını kaynak diye vererek, “Bakın işte, kaynak gösteriyoruz.” demektedirler. Hiçbir araştırmaya dayanmayan bu iddiayı çürüterek, ellerindeki tek oyuncağı aldığımız için üzgünüz ama durum bu.

Kaynakça

1- RELIGION AND SCIENCE IN THE UNITED STATES “Scientists and Belief”, Pew Research Center, Washington, November 5, 2009; https://www.pewforum.org/2009/11/05/scientists-and-belief/

“Pew Research Center orijinal içeriği İngilizce olarak yayınladı, ancak bu çeviriyi gözden geçirmedi veya onaylamadı.”

(Bu açıklama, Pew Araştırma Şirketinin kullanım koşulları nedeniyle yapılmıştır.)

2- Ecklund, E. H. and C. P. Scheitle. 2007. Religion among Academic Scientists: Distinctions, Disciplines, and Demographics. Social Problems 54: 289–307.

3- Ecklund, E. H., J. Z. Park, and K. L. Sorrell. 2011. Scientists Negotiate Boundaries Between Religion and Science. Journal for the Scientific Study of Religion 50: 552–569.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.